Elektrik alanında akım, iletken adı verilen bir ortamdan geçen elektron (ya da iyon) hareketidir. Söz konusu hareket, belirgin niteliğini, bir büyüklük, sabit bir akım söz konusu olduğunda, bir devrenin enine kesitinden bir saniyede geçen elektrik miktarını karşılar.

Elektrik akımı bilimi, 1800 yılında Volta’nın pili bulmasıyla başladı. 1827’de Ohm, bir pilin elektromotor gücü ile bu pilin bir devrede ürettiği akım şiddeti arasındak bağıntıyı ortaya koydu (Ohm yasası). Sonra Kirchhoff, dallanmaya uğrayan bir akımın dallar arasındaki dağılımını açıkladı. 1841 yılında Joule, elektrik akımının doğurduğu olayları ve devrelerde açığa çıkardığı ısıyı inceledi (Joule yasası). 1859’da Plante, akümülatörleri buldu; Arrhenius da, elektroliz kuramı olarak iyonların çözünmesi varsayımını ortaya attı (1887). Kısa süre sonra fotoelektrik etkinin bulunmasıyla, gazlar içindeki akım boşalımının ve X ışınlarının incelenmesiyle, 1895 yılında Becquerel ve Curie’nin radyoaktifliği bulmalarıyla, yeni bir çağa, elektron çağına girildi. 1895’te Lorentz, elektronlarla (Stoney’in 1891’de tasarladığı cisimcikler) ilgili bir kuram ortaya attı. Gene aynı yıl Perrin, bir gaz tüpünde elektrik boşalımı sırasında, katottan yayılan ışınların eksi elektrik yükü taşıdığını gösterdi. 1897’de Thomson, elektrik ya da magnetik alann saptırdığı maddesel cisimciklerin söz konusu olduğunu belirtti; bu cisimcikler Thomson’un “elektronlar” adını verdiği taneciklerdir: Elektrik akımı işte bu elektronların dolaşımından kaynaklanır. Elektrikte, maddeler içinde indüklenmiş akımlardan oluşan Foucault akımlarından da söz edilir. Gerçekten, bir metal kütle bir magnetik indükleme alanı içinde hareket ederse, akı, metalin çeşitli bölümlerinde sürekli olarak değişir; böylece ortaya çıkan indüklenmiş akım, kendisini doğuran harekete, yani metal kütlesinin hareketine karşı koyar. Foucault akımları, makinelerde frenleme ve ısınma yüzünden bir enerji yitimine yol açar. Bu akımlar silisyumlu saç yapraklarıyla azaltılır. Buna karşılık, frenlemede bazen bu akımlardan yararlanılır (elektrik sayaçlarının disklerini frenlemede; hareketli kadrolu ölçü aygıtlarını sönümlemede; bazı kamyonların fren düzeninde; vb.) ayrıca, çok güçlü ısı açığa çıkarmak için, özellikle indükleme fırınlarında, yüksek frekanslı indüklenmiş akıma başvurulur ve metal parçalarının erimesi sağlanır.

Akım’ın Yolcuğu

Elektronikte doyma akımları adı verilen bir akım türü vardır; bu ad, katottan çıkan bütün elektronlar anoda ulaştığında, sözgelimi bir diyot lambasının verdiği akımı belirtir. Ne var ki, katot, bir tungsten filaman yerine bir metal oksitten oluşursa, uygulamada doyma olayı ortaya çıkmaz. Termodinamikte incelenen konveksiyon akımlarıysa, düzensiz sıcaklıkta akışkanlar içinde doğar, akışkanın özgül kütlenin, sıcaklığının etkisiyle değişmesinden kaynaklanırlar: Sıcak dolayısıyle yoğunluğu düşük akışkan yükselirken, üstteki daha soğuk ve daha yoğun akışkan alçalır. Sözgelimi, bir ısı kaynağı bulunan bir odadaki hava, özellikle konveksiyonla ısınır; deniz akıntıları ve rüzgarlar da, konveksiyon akımlarıdır.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

DMCA.com Protection Status