Çevre Koruma

Çevreyi gerek günümüzün kuşakları, gerek gelecek kuşaklar için doğal kaynakların yeterli miktarlarda olmasını sağlayacak biçimde denetim altında tutma felsefe ve siyaseti 1800 yıllarının sonu ve 1900 yıllarının başında, çevre koruma genellikle, ekonomik yönden değerli orman, toprak, doğal yaşam gibi tek tek kaynakların korunması anlamına gelirdi. Günümüzdeyse, çevre bilim (canlıların bir biriyle ve içinde bulundukları ortamla ilişkilerinin incelenmesi) anlayışının gün geçtikçe gelişmesi sonucunda, çevre koruma, çevrenin insan tarafından yönetilmesiyle var olan kuşaklara elde edebilecekleri en yüksek yararı sağlarken, gelecek kuşakların gereksinmelerini de ilgilidir.

Çevre koruma uzmanları, insan etkinliğinin dünyanın görünüşünü derinlemesine etkilediğinde ve insan varlığının dayanağı olan doğal kaynaklara onarılması olanaksız biçimde zarar verebileceğinde ya da söz konusu kaynakları yok edebileceğinde görüş birliğine varmışlardır. Doğal kaynaklar geleneksel olarak, yenilenebilir ve yenilenemez diye sınıflandırılır. Yenilenebilir kaynaklar, uygun koşullar altında yenilenebilen, hatta kendi değerlerini üreten, ama kötü kullandıklarında, bütünüyle yok olan kaynaklardır: Bitkiler, hayvanlar, toprak, iç sular, vb. Yenilenemeyen kaynaklar (mineraller, fosil ve nükleer yakıtlar) dünyada belirli miktarda bulunur ve bir kez kullandıklarında, yeniden kazanılamazlar. Ayrıca, denizler, topraklar ve havanın kendisi gibi çevre öğeleri de doğal kaynaklar olarak kabul edilmektedir.

Zaman içinde, kaynak ile kaynak kullanımının bir biriyle çok yakından ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Orman kereste içerir; kereste de çok değerli bir ekonomik maldır; ama aynı zamanda orman, toprak aşınmasına karşı bir kalkandır; yaban yaşamına olanak sağlar; yerel iklimi iyileştirir. Bilinçsizce yapılan orman kesimi, yalnızca ormanı yok etmekle kalmaz; daha etkili ve kötü sonuçlara yol açabilir. Çevre korumanın en üstün ilkesi, herhangi bir kaynak kullanımında, öbür ilgili kaynaklarla bir bütün olarak çevrenin üstünde yaratacağı etkiyi göz önünde bulundurmaktadır.
Kaynakların korunmasının amaçları arasında şunlar sayılabilir:

  1. Temel çevre süreçlerinin (azotun, karbondioksitin ve suyun çevrimleri, yerel olarak toprağın ıslahı; besin çevrimi; hava ve suyun temizlenmesi; vb.) ve tarım sistemleri, kıyı ve temiz su sistemleri, orman gibi yaşamı destekleyici sistemlerinin korunması;
  2. Genetik çeşitliliğin korunması;  türlerin ve orman, otlak gibi çevre sistemlerinin kullanımının sürekli kılınması. Yenilenemeyen kaynakların kullanımın da, çevre koruma ender metallerin korunarak kullanılmasına dikkat edilmesi, bu madenlerin çıkarılması sırasında da öbür kaynaklara ve çevreye en az zararlı etki yapılmasını sağlamaktır.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.

DMCA.com Protection Status